Mücevher sektöründe faaliyet gösteren Regold, tüketicilerin kişisel karakterlerine uygun yüzük seçmelerine yardımcı olmak amacıyla “Doğru Yüzüğü Seçmenin 7 Kuralı” başlıklı bir rehber yayımladı. Rehber, yüzük seçimini estetik bir tercih olmanın ötesinde, kişisel bir ifade biçimi olarak ele alıyor.
Yayımlanan rehber, aksesuar seçiminde dikkat edilmesi gereken teknik detayların yanı sıra duygusal ve sanatsal değerlere odaklanmaktadır. Şirket, ideal bir mücevherin yalnızca değerli madenlerden oluşmadığını, aynı zamanda bir hikaye taşıması gerektiğini belirtmektedir.
Estetik ve Fonksiyonelliğin Dengesi Ön Planda
Rehberde yer alan ilk maddeler, yüzüğün maddi değerinden ziyade işçilik kalitesi ve el anatomisiyle uyumuna dikkat çekmektedir. Uzmanlar, yüzüğün parmak yapısını tamamlayan estetik bir unsur olması gerektiğini ve kaliteli işçiliğin uzun vadeli kullanımda belirleyici bir faktör olduğunu ifade etmektedir.
Tasarımda moda akımlarından ziyade kişisel stilin önemi şu ifadelerle vurgulanmaktadır:
“Moda akımları geçicidir ancak gerçek anlamda zamansız bir tasarım, sahibinin karakterini yansıtan ve yıllar sonra bile aynı keyifle takılabilen çizgiler barındırmalıdır. Siz yüzüğü değil, yüzük sizi anlatmalıdır.”
Mücevherde Karakter ve Kimlik Vurgusu
Regold’un rehberinde, altının tonu ile kullanılan taşın rengi arasındaki uyumun mücevhere bir karakter kazandırdığı belirtilmektedir. Soğuk ve sıcak renklerin yarattığı farklı karakterlerin, kullanıcının duruşunu doğrudan etkilediği ifade edilmektedir.
Rehberin son maddeleri ise tasarımın arkasındaki fikre ve kimliğe odaklanmaktadır. Hikayesi olan bir mücevherin duygusal değerinin zamanla arttığı ve kullanıcıyla bütünleştiği kaydedilmektedir. Şirket, bu yaklaşımın tüketicileri bilinçlendirmek adına sektörde önemli bir adım olduğunu savunmaktadır.
Tasarım Odaklı Yaklaşım ve Sektörel Farklılaşma
Altın tasarım yüzüklerden kolyelere kadar geniş bir ürün yelpazesi sunan Regold, sanatsal hassasiyeti ön planda tuttuğunu belirtmektedir. Marka, mücevherin bir aksesuar olmanın ötesinde, kişinin “işte bu benim” diyebileceği bir kimlik parçası olması gerektiğini hedeflemektedir.
Sektöre yeni bir perspektif kazandırmayı amaçlayan bu rehber, tüketicilerin daha bilinçli ve kişisel değerlerine uygun seçimler yapmalarına olanak tanımaktadır.

