Lojistik sektöründe faaliyet gösteren Mars Logistics, kurumsal yapısında fırsat eşitliği ve çok sesliliği temel alan “Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık Manifestosu”nu kamuoyuyla paylaştı. Şirket, bu manifesto ile kurumsal kültüründe yeni standartlar belirlemeyi hedefliyor.
Kurumsal Kültürde Yeni Standartlar ve Stratejik Yol Haritası
Mars Logistics, iş ortamında adil ve kapsayıcı bir çalışma kültürü oluşturmak amacıyla yeni bir stratejik yol haritası belirlediğini duyurdu. Şirket, 2021 yılında başlattığı ve kadın istihdamını artırmaya yönelik “Eşitliğin Cinsiyeti Yoktur” projesinin kapsamını genişletti. Bu genişleme ile çeşitlilik ve kapsayıcılık alanındaki çalışmalarını daha sistematik bir yapıya kavuşturdu. Oluşturulan özel çalışma grubu, farklı yaş gruplarından bireylerin, engelli bireylerin ve çeşitli kültürel kimliklerin iş süreçlerine dahil edilmesini amaçlıyor.
Manifestonun Kapsamı ve Belirlenen Hedefler
Yayımlanan manifestoda, çalışanların ırk, cinsiyet, din veya yaş fark etmeksizin liyakat esaslı gelişim imkanlarına erişmesi gerektiği vurgulandı. Metinde, kadınların liderlik pozisyonlarındaki temsilinin artırılması ve karar alma mekanizmalarına farklı bakış açılarının entegre edilmesi öncelikli hedefler arasında yer aldı. Ayrıca, bu değerlerin sadece şirket içinde değil, tedarik zinciri ve iş ortakları nezdinde de yaygınlaştırılması amaçlanıyor.
Mars Logistics Çeşitlilik, Eşitlik ve Kapsayıcılık (ÇEK) Lideri Tuğçe Şahin, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti: “Başarıyı yalnızca iş sonuçlarıyla değil, birlikte yarattığımız kapsayıcı kültürle de ölçüyoruz. Çeşitliliği ilerlememizin itici gücü olarak görüyor, farklı bakış açılarını karar süreçlerimize dahil ederek daha adil ve yenilikçi çözümler üretiyoruz.”
İstihdam Politikalarına Yansımaları ve Gelecek Vizyonu
Şirket, daha önce kadın tır sürücüleri istihdamı gibi projelerle sektördeki cinsiyet kalıplarını değiştirmeye yönelik adımlar atmıştı. Yeni manifesto ile birlikte, erişilebilir bir çalışma ortamı sağlanması ve tüm çalışanların kimliklerinden bağımsız olarak “sesinin duyulduğu” bir yapı kurulması taahhüt ediliyor. Yönetim, farklılıkların bir arada bulunmasını kurumsal bir güç kaynağı olarak tanımlayarak, bu vizyonu tüm operasyonel süreçlerine entegre etmeyi planlıyor.

